05 Haz

Tarım ve Orman Bakanlığı’na: Hazine arazileri atların rehabilitasyon alanı için kullanılsın!

Basına ve kamuoyuna,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Adalar’da fayton sömürüsünden kurtulan atları “tarım ve hayvancılığın desteklenmesi” kapsamında “yetiştiricilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, yetiştirici birliklerine” bedelsiz verme kararını kabul etmediğimize dair 63 örgüt ve inisiyatifin imzacı olduğu bir metni 14 Mayıs’ta sizlerle paylaşmıştık. 

Hayvan hakları örgüt ve topluluklarının çağrısına kulaklarını tıkayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesaplarından, İstanbul Veteriner Fakültesi’ne 20 atın bedelsiz verildiğini duyurdu. Bunu kabul etmiyoruz!

Bununla birlikte bu defa da Adalar’da fayton sömürüsünden kurtulan atların haklarını korumakla yükümlü olan Tarım ve Orman Bakanlığı’na sesleniyoruz!

Tarım ve Orman Bakanlığı, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında korumakla ve sağlık durumlarını kontrol etmekle yükümlü olduğu atların, gerek Adalar’da gerekse Türkiye’nin birçok kentinde turistik gerekçelerle faytoncular tarafından yıllarca sömürülmesine, yasadışı şekilde nakillerinin yapılmasına, hasta edilip öldürülmesine göz yumdu. 5199 sayılı kanunun 24. maddesi gereğince Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren” kişilerin elinden atları alma ve hayvanları koruma altına alma yükümlülüğü olmasına rağmen bugüne kadar bu konuda hiçbir yetkisini kullanmamıştır.

Üstelik 23 Aralık’tan bu yana Tarım ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil imzasıyla Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’ne (OIE) gönderilen ve OIE web sitesinde kamuya açık biçimde paylaşılan toplam 11 raporun hiçbirinde öldürülen at sayısının 105’e çıktığı bildirilmemiş, yalnızca 81 atın Ruam sebebiyle öldürüldüğü aktarılmıştır.

Ekran görüntüsü OIE web sitesinden, WAHIS arayüzünden 28 Mayıs 2020’de alınmıştır.

Hatta Türkiye’de farklı dönemlerde meydana gelen Ruam salgınları basına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) raporlarına yansımış olmasına rağmen, 2005-2020 arası Türkiye’den OIE’ye gönderilen Ruam (glanders) bildirimlerinde yalnızca 2017 ve 2019’daki salgınların rapor edildiği görülmüştür. Öldürülen toplam at sayısı konusunda OIE’ye net ve güncel bilgi vermeyen Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, salgının önlenmesi ve hayvan sağlığına yönelik uluslararası sorumlulukları konusunda da sınıfta kalmıştır.

Ekran görüntüsü OIE web sitesinden, WAHIS arayüzünden 7 Haziran 2020’de alınmıştır.

Yaşanan son Ruam salgını ile sistematik hale getirilmiş olan bu sömürünün hem hayvanlar hem de insanlar için nasıl bir tehdit olduğu ise nihayet anlaşıldı ve Adalar’da atlı faytonculuğun yasaklanması ile Adalar’da ve Türkiye çapında yeni bir süreç başladı.

Adalar’da 2011’den beri yalnızca Ruam kaynaklı en az 726 at öldü!

Hatırlatalım! TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu’nun Meclis Başkanlığı’na sunduğu raporunda da belirtildiği gibi, Türkiye’de yalnızca Adalar bölgesinde 2011 yılından bu yana ne yazık ki net olmamakla birlikte 621 at (19 Aralık 2019 sayıları ile en az 726 oldu) Ruam hastalığı nedeniyle öldürüldü. Yine aynı rapora göre Ruam karantinası kurulmasına rağmen hastalık önlenemedi. 

Hem halk sağlığını tehdit eden hem de korumakla yükümlü olduğu hayvanların en temel haklarını yok sayan atlı faytonculuğa yıllarca göz yuman Tarım ve Orman Bakanlığı bugün, faytonları yasaklayarak atları satın alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bu atların kalan ömürlerini sömürüden uzak bir şekilde tamamlayabileceği rehabilitasyon merkezi için alan göstermek zorundadır. Yıllardır çeşitli nedenlerle devreye sokmadığı asli ve kanuni yükümlülüğünü bu kez ortak bir amaç için paylaşarak İBB yetkisindeki atlar için İBB ile ortak bir protokol imzalamalıdır.  

Hazine arazileri sadece “yatırım teşvik” etmesin: Atların rehabilitasyon alanına ihtiyacı var

Atların kalan ömürlerini sömürülmeden yaşayacağı rehabilitasyon alanı 2019 yılı Ağustos ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Milli Emlak Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ‘inde açıkladığı karara istinaden sağlanabilir. Hazineye bağlı bu arazileri isteyen vatandaşlar Milli Emlak’ın resmi sayfasından görüntüleyebilir.

Hazineye bağlı bu arazi ve tarım alanları bugüne dek “yatırım teşviki” kapsamında sanayicilere ve çiftçilere bedelsiz ve/veya uzun vade-düşük ödeme seçenekleri ile verildi. 25 Mayıs tarihinde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında bu arazilerin bir kısmının bedelsiz verildiği bilgisini kamuoyu ile paylaştı. Bu araziler bugün, her yıl baş gösteren, yüzlerce hayvanın hayatını kaybetmesine neden olan ve insan sağlığını riske atan bir başka salgının da önüne geçmek, hayvan hakları konusunda örnek bir karar almak için atların sömürülmeden yaşayacağı rehabilitasyon alanına dönüştürülebilir.

Taleplerimiz

Taleplerimiz 2000’li yılların başından beri aynı: Fayton sömürüsünden hayatta kalan atlar artık sömürülmeyecekleri rehabilitasyon alanında yaşamalı!

Buradan hareketle Tarım ve Orman Bakanlığı’na sesleniyoruz:

  • Başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere kamunun ilgili bakanlıkları (yetkili kurumların hayvan hakları savunucuları ile paylaştığı bilgiye göre) 1235 at için uygun rehabilitasyon merkezi için alan sağlasın ve bu amaçla İBB ile ortak protokol imzalasın,
  • Tarım ve Orman Bakanlığı bu alanın inşası için katkı sunsun, 
  • Rehabilitasyon alanı inşası sırasında hayvan hakları örgüt ve oluşumları ile birlikte hareket edilsin,
  • Atların mevcut ve gelecekteki durumuna dair tüm süreçler şeffaf bir şekilde yönetilsin.

İmzacılar:

Hayvan Hakları ve Etiği Derneği

Hayvan Hakları İzleme Komitesi

Yunuslara Özgürlük Platformu

Hayvanlara Adalet Derneği

Dört Ayaklı Şehir

Empati Derneği

VEGvorous

İstanbul Animal Save

Animal Save Ankara 

Yıldız Teknik Üniversitesi Vegan Vejetaryen Topluluğu

Yıldız Teknik Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü

İstanbul Şehir Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü

FMV Işık Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü 

İzmir Ekonomi Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü 

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa/Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sempati Cerrahpaşa Kulübü

İstanbul Üniversitesi Hayvanları ve Hayvan Haklarını Koruma Kulübü

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hayvan Dostları Topluluğu  

Maltepe Üniversitesi Hayvan Dostları Kulübü 

Kütahya DPÜ Hayvan Haklarını Koruma Topluluğu 

İstanbul Gedik Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü 

Sakarya Üniversitesi Doğa ve Hayvan Hakları Topluluğu

Galatasaray Üniversitesi Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü

Hitit Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü 

Atatürk Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü

İstanbul Medipol Üniversitesi Hayvanları ve Doğayı Koruma Kulübü

İstanbul Aydın Üniversitesi Etik ve Hayvan Hakları Kulübü 

İzmir Vegan İnisiyatifi

ODTÜ Hayvan Dostları

Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HaykonFed)

Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu

Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu

Ege Hayvan Hakları Federasyonu

Marmara Hayvan Hakları Federasyonu

Akdeniz Hayvan Hakları Federasyonu (Kurucular Kurulu)

Hayvan Özgürlüğü Kolektifi

Tiyatro Tanımsız

İstanbul Vegan İnisiyatifi

Yaşam Nöbeti

HerYerKazDağları

Deneye Hayır Derneği

Faytona Binme Atlar Ölüyor Platformu

Yük Hayvanlarını Koruma ve Kurtarma Derneği

Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi

Vegan Derneği Türkiye

14 May

Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sorumluluklarını hatırlatıyoruz

Metnimiz halen imzaya açıktır. Destek vermek için bize sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilirsiniz.

İstanbul, Adalar’da Aralık ayında faytonlarda sömürülen 105 at ruam salgını nedeniyle öldürülmüş, hayatta kalan atlar ise 3 ay boyunca karantinada tutulmuştu. Hayvan hakları aktivistlerinin kurduğu Yaşam Nöbeti, atların yaşam hakkı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde oturma eylemine başlamış ve İBB’nin 16 Ocak’ta atlı faytonu yasaklamasının ardından eylemi sonlandırmıştı.

Bu açıklamayı Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB), İstanbul Adalar’da 20 Aralık’ta ruam salgını yüzünden karantinaya alınan, üç aylık karantina süresi dolduktan sonra adalarda tutulan ve akıbeti belli olmayan atlara karşı sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla yazıyoruz.

Biz hayvan hakları savunucuları Adalar’da faytonların yasaklanması ve faytonlarda çalıştırılan atların İBB tarafından satın alınması sürecini yakından izledik. Ağır çalışma, barınma ve yaşam koşulları altında önemli bir kısmı ölümün kıyısına gelen çok sayıda atın İBB tarafından satın alınması ve Büyükada’da toplanması sürecinde atların yaşam hakkının garanti altına alınması ve rehabilitasyon şartlarına kavuşturulması için elimizden gelen tüm çabayı harcadık. Bugün de Büyükada’da tutulan yaklaşık 1200 yetişkin atın ve çok sayıda yeni doğan tayın geleceği hepimizin en önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor.

Ancak bu süreçteki son gelişmenin İBB Meclisi’nin hayatta kalan atları, “tarım ve hayvancılığın desteklenmesi” kapsamında “yetiştiricilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, yetiştirici birliklerine” bedelsiz verme kararı olduğunu kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Bu karar kabul edilemez!

Atların fayton işkencesinden kurtarılması için mücadele eden bizler, onların daha az görünür ve uzaklarda asla takip ve tahmin edemeyeceğimiz başka sömürü alanlarına gönderilmesini kabul etmiyoruz! 

Adalarda fayton işkencesinden kurtarılan atların çöp, hurda ve taşıma işlerinde “at arabası”nda sömürülmesine devam etmeyeceğinin garantisi yoktur. İBB’nin bu kararı açıkça “atlar, adı fayton olsun, atlı araba olsun, başka şey olsun öldürülene kadar sömürülsün” demektir.

Sorumluluğu üzerinden atmayı hedefleyen bu karar, daha önce hayvan hakları savunucularına verilen “doğal yaşam koşullarına uygun rehabilitasyon alanlarında ölümlerine kadar korunacakları” sözünün yetkililer tarafından tutulmayacağını gösteriyor. Bu atlar artık özgür ve güvende olmak zorunda. Hayvan hakları savunucularına verilen sözler unutulup, haklar yok sayılamaz!

Talebimiz ilk günden beri açıktır: Yıllarca faytonlarda sömürülen atlar doğal yaşam koşullarına uygun rehabilitasyon alanlarına alınmalı ve yaşamlarının sonuna dek korunmalı.

Buradan hareketle soruyoruz; 

  • İBB, hayvan hakları savunucuları ve fayton sömürüsünden kurtarılan atlar için kabul edilemez olan bu meclis kararından vazgeçecek mi? Hayvan hakları savunucularına verdiği sözleri tutacak mı?
  • İBB, hayvan hakları savunucularının 2000’li yılların başından bu yana süren fayton karşıtı mücadeledeki talebi olan fayton sömürüsünden kurtarılan atların yaşayacağı rehabilitasyon merkezinin inşasına başlanacak mı?
  • Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü rehabilitasyon alanının inşası için katkı sunacak mı, atların sömürülmeden yaşayacağı rehabilitasyon merkezi için arazi sağlayacak mı?”

İmzacı örgütler ise şöyle (*): 

Hayvanlara Adalet Derneği, Yunuslara Özgürlük Platformu, Hayvan Hakları İzleme Komitesi, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim, Dört Ayaklı Şehir, İstanbul Vegan İnisiyatifi, Yeryüzü Vegan Kolektifi, Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi, Veganizm Özgürlüktür, Deneye Hayır Derneği, Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği, Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi (HAYDİ), Yaşam Nöbeti, Vegan Derneği Türkiye, Çanakkale Vegan İnisiyatifi, Samsun Vegan İnisiyatifi, VEGvorous, İTÜ Vegan Topluluğu,Adalar Savunması, Yokokuş İsyanı, Türlerin Yaşam Hakkı Hayvan Özgürlüğü Kolektifi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü (BUSOS) , Boğaziçi Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu (BUHAY), Ankara Animal Save, İstanbul Animal Save, İzmir Vegan İnisiyatifi, Patileri Koruma Derneği, Yük Hayvanları Koruma ve Kurtarma Derneği, Bizim Sokağın Çocukları, Hatay Vegan Topluluğu, Faytona Binme Atlar Ölüyor, Didim VegFest, Alakır Nehri Kardeşliği, Sarıyer Kent Dayanışması, Devrek Sevimli Patiler, Polen Ekoloji, Her Yer Kazdağları, Kaz Dağları Kardeşliği, Kazdağları İstanbul Dayanışması, Kuzey Ormanları Savunması, Ent Dergi, Yıldız Teknik Üniversitesi Vegan Vejetaryen Topluluğu, Yıldız Teknik Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü, İstanbul Üniversitesi Hayvanları ve Hayvan Haklarını Koruma Kulübü, Sakarya Üniversitesi Doğa ve Hayvan Hakları Topluluğu, DPÜ Hayvan Haklarını Koruma Topluluğu, Maltepe Üniversitesi Hayvan Dostları Kulübü, Galatasaray Üniversitesi Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü, İzmir Ekonomi Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü, Atatürk Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü, Hitit Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü, İstanbul Şehir Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü, Işık Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü, İstanbul Medipol Üniversitesi Hayvanları Ve Doğayı Koruma Kulübü, Marmara Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü, Bahçeşehir Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü, İstanbul Gedik Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü, İstanbul Aydın Üniversitesi Etik ve Hayvan Hakları Kulübü, Empati Hayvan Hakları Eğitimi ve Şiddetsizlik Derneği, Diyarbakır Barosu Hayvan Hakları Merkezi, Simurg Kuş Yuvası Derneği, Kocaeli Üniversitesi Doğa ve Hayvan Dostları

(*) Tiyatro oyuncusu sevgili Nur Sürer de çağrımıza bireysel olarak destek olmuştur; kendisine ayrıca teşekkür ederiz.