07 Oca

TOPLANTI: EyüpSultan Belediyesi’nin Köpek Toplamaları Hakkında

Dört Ayaklı Şehir, Hayvanlara Adalet Derneği (HAD), Hayvan Hakları ve Etiği Derneği ve Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) üyelerinden, avukatlardan oluşan heyet, dün Göktürk Hayvan Sevenler Derneği ile bir araya gelmiştir.

26219836_1705588349485330_1582464067385210306_n

Toplantıda, haklara saygılı her insanın vicdanını yaralayan Eyüp Belediyesi’nin, her türlü kamuoyu tepkisine rağmen, halen büyük bir umursamazlıkla sürdürdüğü köpek toplamaları konusu görüşülmüştür. Toplantının detaylarını kamuoyu ile paylaşıyoruz:

– İlk olarak, Eyüp Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü’nün köpek toplamaları ve buna bağlı olarak yaşanan olaylara (provoke edilen bazı yerel işletme çalışanlarının gönüllülere saldırması ve gönüllüleri tehdit etmesi, bölgedeki bir dernek gönüllüsünün yolunun kesilerek tehdit edilmesi vb.) dair tanıklıkları dinledik.

– Eyüpsultan Belediyesi, bölgedeki gönüllüler ve Göktürk Hayvan Sevenler Derneği yetkilileri ile iki toplantı düzenlemiş; üçüncü toplantı için de randevu vermiş ancak bu toplantı iptal edilerek, üçüncü randevu tarihinden hemen bir gün önce, sokak köpekleri, gönüllülere hiçbir açıklama yapılmadan toplanmaya başlanmıştır.

– Eyüp Belediyesi’nin 24 Ekim’de, sokak hayvanlarına saldırı olarak tanımladığımız toplama faaliyetleri halen sürmekte, sadece Göktürk’ten toplanan ve % 90’ı kısır olduğu belirtilen 300 civarında köpek, Kısırkaya toplama kampında yasadışı olarak alıkonulmaktadır. Eyüp Belediyesi, web sitesi kanalı ile, halihazırda büyük bir çoğunluğu kısır olan köpeklerin kısırlaştırıldığını duyurmaktadır. Bu köpeklerin, hangi gerekçeler ile alıkonulduklarına dair Eyüp Belediyesi, mevzuata ve mantığa uygun herhangi bir açıklama yapamamaktadır.

– Ormanlık alanlarda yaşam mücadelesi veren 400 civarındaki köpekten, sadece 50 civarında köpek kaldığı ifade edilmiştir. Kısırlaştırma iddiası ile toplama yapan Eyüp Belediyesi’nin, yavrulu bir anne köpeğin yavrularını alarak ormana terk ettiği, anne köpeği de kısırlaştırmak için almayıp sokakta bıraktığı bildirilmiştir. Terk edilen yavru köpeklerin tamamı ölmüştür.

– Gönüllüler, bölgeden toplanan köpeklerin, ilçenin çok farklı yerlerine bırakıldığını bildirmiştir. Bu da yaşam alanlarından koparılan ve hiç bilmedikleri mahallere bırakılan sokak köpeklerinin, eski yaşam alanlarına dönmeleri sırasında, yollarda ölmeleri anlamına gelmektedir.

– Eyüp Belediyesi’nin, büyük hayati riskler barındıran anestezik madde ile köpek toplamaları sırasında, 2 köpek sokakta; 2 köpek ise İBB’nin Kısırkaya toplama kampında yaşamını yitirmiştir. Bölgedeki gönüllüler, toplamalar sırasında hayvanları korumak ve belediyenin bu faaliyetinden kaynaklanan, hayvanların sağlığı açısından hayati riskleri bertaraf etmek için ciddi bir maddi külfetin altında bırakılmıştır. Belediyenin bu faaliyetinden doğan maddi külfete ilişkin tüm belgeler toplanmakta, gerektiğinde kullanılmak ve yargıya, resmi otoritelere sunulmak üzere faturalandırma yapılmaktadır.

– Eyüp Belediyesi’nce, Kemerburgaz’dan topladığı ifade edilen 200 civarında köpeğin geri bırakıldığı gönüllülere ifade edilmiş ancak Kemerburgaz’da yaşayan sokak köpekleri, eski yaşam bölgelerinde bulunamamaktadır.

– Eyüp Belediyesi’nin, bilgi edinme talebi ile kendisine başvuran vatandaşlara ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda bilimsel olduğu iddia edilen uygulamaların, bilimselliği bulunmamaktadır. Yine söz konusu açıklamalarda belirsizlikler mevcut olup yapılan toplama işlemlerinin rastgele, plansız ve programsız, hayvanların yaşamını, sağlık durumlarını hiçe sayarak yapıldığı ortadadır.

– Belediye tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki ısırık vakalarının 1000’i geçtiği ifade edilmektedir. Bu iddianın tespiti ve teyidi amacı ile, ilgili sağlık kuruluşları ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvuruda bulunularak, bölgede kaç kişinin ısırıldığı, bu kişilerin kaçına yasal prosedür gereği aşı programı uygulandığı soruşturulacaktır.

– Eyüp Belediyesi yetkililerinin, köpek toplamalar ile ilgili haksız fiilleri konusunda yapılan suç duyuruları birleştirilmiş, soruşturma devam etmektedir. Dosya kapsamında, soruşturma izni için savcılık tarafından İçişleri Bakanlığı’na başvurulmuştur. Soruşturma izni konusunda, İçişleri Bakanlığı’nın ilgili birimi ile görüşülecektir.

– Soruşturma kapsamındaki deliller toplanmaya devam edilmektedir. Bu süreçte delillerin tespiti ve toplanması ile ilgili bilgiler ve girişimler, Eyüp Belediyesi’nin muhtemel karşı girişimleri dikkate alınarak paylaşılmayacaktır.

– HAYKONFED, İl Hayvanları Koruma Kurulu’na şifahi olarak öneride bulunarak, Eyüp Belediyesi’nin köpek toplamalarının gündeme alınmasını istemiş ancak İl Kurulu sekreteryası, bu talebi geçiştirmiştir. İl Kurulu üyesi STK’lere ve İstanbul’daki tüm STK’lere çağrıda bulunularak, sokak hayvanlarına saldırı niteliği taşıyan, hiçbir vicdani, yasal, mantıksal açıklaması olmayan, Eyüp Belediyesi’nin bu faaliyetlerinin İl Kurulu gündemine alınması ve müzakere edilmesi talep edilecektir.

– Yapılan toplamalara ilişkin olarak, Orman ve Su İşleri Bakanlığı İstanbul Şube Müdürlüğü’ne yapılan başvurular ısrarla yanıtsız bırakılmaktadır. Eyüp Belediyesi’ne herhangi bir idari soruşturma açılmamış olup yanıtsız bırakılan başvurular TBMM Dilekçe Komisyonu’na taşınacaktır.

– Eyüp Belediye Başkanı Av. Remzi Aydın, “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” hükümlerini ihlal ettiği gerekçesi ile Kamu Görevlileri Etik Kurulu’na şikayet edilecektir.

– Konu, İBB Meclisi’ne taşınmış; hazırladığımız soru önergeleri İBB Meclisi üyelerine teslim edilmiştir. Yarınki İBB Meclis toplantısında, yine İBB’ye gidilecek ve meclis üyeleri ile görüşülecektir.

– Yapılan toplamalar, TBMM gündemine taşınmıştır. Konunun parlamento gündeminde güncel tutulması ile milletvekilleri ile görüşülecektir.

Bir kez daha ifade etmek isteriz ki Eyüpsultan Belediyesi’nin yaptığı köpek toplamalarını, ne mevzuat ne vicdan ne de mantık dahilinde açıklayabiliyoruz. Sürecin takipçisi olduğumuzu ve olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

28 May

AÇIKLAMA: Petshoplarda kedi-köpek satışlarının yasaklanacağına ilişkin haberler, kamuoyunu yanıltmaya yönelik ve asılsızdır!

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve tekrar TBMM gündemine geleceği duyurulan yasa tasarısında “petshoplarda kedi-köpek satışının yasaklanacağı” iddiasını ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın mikroçip ile ilgili yönetmelik taslağını KANAL B’ye değerlendirdik.

23 Mayıs 2017 – Kanal B Ana Haber Bülteni

Hayvanlar mal değildir; hakları, hisleri, herkes gibi özgürce yaşama dürtüleri olan bireylerdir. Tekrar gündeme gelecek olan tasarı ile petshoplar “emlakçı”; üretim çiftlikleri ise “müteahhit” gibi çalışacak. Hayvanlara “fabrika makinesi” muamelesi yapılan bu yerlere sadece göstermelik olarak denetimler uygulanıyor. Petshoplarda her türlü hayvanın satışının yasaklanması, üretim çiftliklerinin tarihe karışması ve yurtdışından Türkiye’ye satış amacı ile hayvan girişinin yasaklanması gerektiğini düşünüyoruz.

PETSHOPLARDA SADECE “EV HAYVANI” BULUNDURMAK YASAKLANACAK, SATIŞ YASAKLANMAYACAK!

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın hazırlayarak Başbakanlığa sunduğu tasarıda, petshoplarda sadece kedi ve köpek bulundurulamayacağı hükmü var, bu hayvanların satışının yasak olacağına dair bir düzenleme tasarıda mevcut değil. Tasarıya göre, petshoplarda kedi ve köpek bulundurulamayacak, kedi-köpek edinmek isteyenler kataloglardan seçim yaparak, üretim çiftliklerinde üretilen hayvanları para karşılığında alacak.

Tasarı metninden: MADDE 5- 5199 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

“Madde 10- Ev hayvanı satış yerlerinde ev hayvanı bulundurulamaz, ancak bu yerlerde hayvan üretim çiftlikleri ve bakımevlerindeki hayvanların satışı yapılabilir. Akvaryum balıkları ve kuş türleri bu yasağın dışındadır

Ülkemizde faal olan 1.668 petshop ve ruhsatlı/ruhsatsız üretim çiftliklerinde çok ciddi hak ihlâlleri yaşandığını biliyoruz.

“Merdiven altı” üretimhanelerde ya da hayvan üretimi yapan küçük aile çiftliklerinde ise sürekli doğurtulan hayvanlardan alınan yavrular, yoğun olarak internette satılıyor.

HAYVAN TERK EDENE CEZA ZATEN VAR: 363 TL!

Tasarıya yönelik, birlikte yaşadıkları hayvanları terk eden insanlara ceza geleceği şeklinde kamuoyunu yanıltıcı bilgiler basına servis ediliyor. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 13 sene önce yürürlüğe girmesi ile, yani 13 senedir bu şahıslara idarî para cezası zaten uygulanabilmekte. 2017 yılı itibarı ile hayvan terk eden şahıslara uygulanan idarî para cezası sadece 363 TL. Yasa nezdinde hayvanın “sahibi” olarak tanımlanan şahıs, hayvanı barınağa teslim ederse bu ceza da uygulanmıyor.

MİKROÇİPLEME VE KAYIT ZORUNLULUĞU, GÖNÜLLÜLERİN VE HAYVANLARIN ALEYHİNE KULLANILABİLİR

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı “Kedi Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik” taslağında ise evlerde yaşayan hayvanları mikroçiplendirerek kimliklendirme zorunluluğunun getirimesi gündeme gelecek. Ayrıca, bu kayıt altına alma zorunluluğun, evlerini ve yaşamlarını çok sayıda hayvan ile paylaşan hayvan koruma gönüllülerinin aleyhine kullanabileceğinden de endişeliyiz, bu yönetmeliğin hayvanlar aleyhine sonuçlanabilecek etkiler yaratacağı muhtemeldir..

YILLARDIR SÜRDÜRÜLEN MİKROÇİP UYGULAMALARININ SOKAK HAYVANLARINA NE FAYDASI OLDU?

Mikroçip uygulaması, hayvan sağlığı açısından ayrıca ele alınması ve tartışılması gereken bir konu olmakla birlikte, veritabanı sisteminin gerçekten işletilmesi hâlinde, hayvanları terk eden şahısların tespit edilmesi için etkili bir yöntem olacaktır ancak sokakta yaşayan hayvanlara yıllardır uygulanan mikroçiplerin, belli ilçelerde yaşayan hayvanların farklı ilçelere ya da ıssız ormanlara yerel yönetimlerce terk edilmesi karşısında, yürürlükteki mevzuat açısından herhangi bir cezaî müeyyide uygulanması konusunda pratikte hiçbir katkısı olmadı. Dolayısıyla mikroçip ile kimliklendirme sayesinde yapılacak tespitler ve uygulanacak cezaların sokaklarda yaşayan hayvanları da kapsayacak şekilde düzenlenmesi, hayvanları farklı ilçelere, mahallelere, ormanlara atan yerel yöneticilerin cezalandırılması sağlanmalıdır. Uygulanacak idarî para cezası yerel yönetim bütçesinden, yani vatandaşların vergileri ile ödenmemeli; ceza yerel yöneticiye ya da belediye yetkilisine rücu ettirilmelidir.

BAKANLIĞIN “PETSHOPLARDA KEDİ-KÖPEK SATIŞI YASAĞI” KONUSUNDA KAMUOYUNA VE BASINA YANLIŞ VE KASITLI VERDİĞİ BİLGİLERE KARŞI CEVABIMIZ:

  • Tasarının 5. MADDESİNDE, “pet-shop” olarak bilinen ve hayvan ticareti yapılan yerlerde, akvaryum balığı ve kuş türleri dışında hayvan bulundurulamayacağı, ancak üretim çiftlikleri ve bakımevlerindeki (kedi, köpek, tavşan, fare vb) hayvanların satışının yapılabileceği hükme bağlanmak istenmektedir.
  •  Tasarıda, pet-shoplar yerine üretim çiftliklerinin teşviki sağlanmakta; aynı maddenin ikinci fıkrası üretim amacı ile kullanılan anne hayvanların ve yavruların sağlığına dikkat edilmesi gerekliliğinden bahsetmektedir. Ancak, hayvanlara “fabrika” mantığı ile yaklaşan bir endüstride maalesef hayvanların haklarından bahsetmek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla, devlet tarafından denetimi dahi gerektiği gibi gerçekleştirilmeyen bu işletmelere ilişkin ucu açık maddeler, durumu samimiyetsiz bir duruma sürüklemektedir.

Kamuoyu, hayvan satışının yasak olacağı şeklinde yanlış bilgilendirilmekte; tasarı metninde hayvan satışına engel teşkil edecek bir ibareye yer verilmemektedir.

Kaldı ki Türkiye’deki pet-shop ve üretim çiftlikleriyle ilgili mevzuatın hayvan haklarına uygunluğu bir yana, bu işletmeleri bağlayan ilgili mevzuata uygun işletme de oldukça az sayıdadır. Üretim çiftliklerinde hayvanların sırtından para kazanan tüccarların ne gibi hak ihlâllerine sebep oldukları aşikârdır.

Hayvanların satıldığı ve üretildiği ticarethanelerin denetimi, zaten yıllardan beri devlet tarafından gerçekleştirilmekte ancak bu yerlerde yaşanan mezalimin son bulması ya da gözle görülür şekilde azaltılması her türlü mevzuata rağmen sağlanamamıştır. Bu tasarı ile de denetim anlamında yeni bir öngörü olmayışı, bu sömürü merkezlerinin kanlı kazanç sağlamaya devam edeceklerini göstermektedir. Dolayısıyla, bu anlamda da bir kazanımdan bahsetmek mümkün değildir.

  • Tasarının 4. MADDESİNDE, akvaryum balıkları ve kuş türlerinin pervasızca satışı ve mal olarak görülmesi söz konusudur. Doğal koşullarda sınırsız ortamlarda özgür bir şekilde yaşayan ancak pet-shoplarda tamamen sınırlı ortamlarda, esaret altında yaşamaya mahkûm edilen akvaryum balıklarının ve kuş türlerinin ise komisyon nezdinde, doğuştan gelen hakları gasp edilmektedir. Yasa çalışmaları ile istenildiği kadar meşrulaştırılmak istensin, bu haklar ne esnetilebilir ne de gasp edilebilir.