20 Haz

Hayvanat Bahçeleri Hayvanlar İçin İşkencehanedir.

Bu video Antalya Doğal Yaşam Parkı ve Hayvanat Bahçesi’nde çekildi. Bu boz ayı kısıtlı yaşam alanı ve stres faktörleri nedeniyle “Anormal Tekrarlayan Davranış” gösteriyor. Bu, tanıyabildiğimiz bütün garip görünüşlü, tekrarlayan davranışları (gerilme davranışları, tekrarlayan hareketler, ileri ve geri adımlar atma, kafa sallama, sallanma, adımlarını tekrar tekrar geri çekme, hareketsiz oturma veya kafeslerin tellerini ısırma vb.) kapsar. Bu davranışlara depresyon, can sıkıntısı ve psikozlar gibi koşullar neden olur. Bazı hayvanat bahçeleri, bazı tutsak hayvanların davranış problemlerini kontrol etmek için anti-depresanlar veya sakinleştirici maddeler vermektedir. 

Doğal ortamlarında erkek boz ayılar 500-1300 km, dişi boz ayılar ise 130-780 km büyüklüğündeki alanlarda yaşarlar. Hayvanat bahçelerinde küçücük alanlarda yaşamaya zorlanmaları stres sebebi ve işkencedir. Raporlarımıza göre Türkiye’de bulunan 40 hayvanat bahçesinde “en az” 20.891 hayvan tutsak ediliyor. Binlerce hayvan bu işkencehanelerde zulme maruz kalıyor.

Hayvanat bahçelerinin özellikle çocuklar için eğitici ve öğretici olduğu ise kocaman bir yalandır çünkü hayvanlar tutsak edildiklerinde doğal davranışlarını sergilemezler. İngiltere’de, hayvanat bahçelerindeki akvaryumlarında yapılan “Hayvanlar İçin Özgürlük” grubunun bir araştırmasında, sergilenen hayvanların %41’inin türlerini tanımlayan hiçbir işaret göstermedikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Bu tesisler çocuklara hayvanları öğretmiyor, çocuklara işkence yüzünden acı çeken canlıları gösteriyor. Hayvanların davranışlarını öğrenmek istiyorsak vahşi yaşam videolarını, televizyon programlarını izleyebilir, internetten, kitap ve dergilerden hayvanlar ile ilgili bilgilere ulaşabiliriz.

Son olarak, AKP’nin hazırladığı yasa taslağında yeni hayvanat bahçesi açılmasına izin verilmeyecek ancak doğal yaşam parkı ismi ile yeni tesis açılmasına izin verilecek. AKP’ye tekrar soruyoruz doğal yaşam parklarınızda boz ayılara 500-1300 km alan verebilecek misiniz? Taciz edilmelerini önleyebilecek misiniz? Tutsaklıklarını bitirebilecek misiniz? Bu soruların cevabının hayır olduğu çok açık bu yüzden istediğiniz ismi verin bu tesisler hayvanların tutsak edildiği, tarihe gömülmesi gereken utanç kaynaklarıdır.

Sizinle ayının davranışlarına tanıklık eden ve bu videoyu çeken arkadaşımız Havva Zorlu’nun deneyimini de paylaşmak istiyoruz. 

Havva’nın Deneyimi

Hayvanat bahçelerindeki hayvanların bu daracık alanlarda, yalnız ve yapay yaşamları onlarda gözlemlenebilir birçok fiziksel ve ruhsal bozukluklar oluşturuyor. Bunlardan biri de amaçsızca sürekli tekrar eden hareketler. O gün hayvanat bahçesinde Boz Ayıların bulunduğu kafese gittiğimde bir ayının 2-3 metre boyunca sürekli ileri geri gidiş gelişine şahit oldum. 

Ayının bu hareketleri uzun bir süre devam etti, ara sıra oturuyor hemen sonra tekrar kalkıp aynı hareketleri devam ettiriyordu. Bazen yanına başka bir ayı geliyor ama o sadece bu ileri geri hareketini sürdürüyordu. O sırada kafesin çevresindeki ziyaretçiler, ayının bu devinimli hareketi karşısında gülüyor ve hakaret ediyorlardı. Seyreden insanlara göre bu ayı salaktı, akılsızdı, çok kiloluydu da spor yapıyordu… O an sadece bu anı kaydetmek geldi elimden. Gördüğüm şeyi başkalarına da göstermem gerekiyordu. Ben bir ayının yaşam koşullarının onun üzerindeki bu etkisine tesadüfen ve yaklaşık yarım saatine tanık oldum. Ancak siz şu an bu cümleyi okurken bile hayvansalların üretimi, deney, giysi ya da eğlence amacıyla özgürlüğü çalınan, kafeslere hapsedilen tüm hayvanlar bunu yaşıyor.  Bu şiddetin bir parçası olmamak elinizde, lütfen alışkanlıklarınız yüzünden acı çeken hayvanları görmezden gelmeyin, değişmeye çalışın.


12 Mar

Civil Society Exchange Programı’na Kabul Edildik

Mitost e.V. ve Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Çalışmaları Merkezi tarafından yürütülen Civil Society Exchange (Sivil Toplum Değişim) Programı’na kabul edildik. Fransa Marsilya’daki kardeş örgütümüz ALARM (Association pour la Libération Animale de la Région Marseillaise) Derneği, artık resmen partnerimiz…

1-5 Mart tarihleri arasında gerçekleşen Civil Society Exchange’in Berlin Paretz’deki açılış toplantısında, ALARM aktivistlerinin yanı sıra Türkiye ve Avrupa’dan, farklı konularda çalışan sivil toplum çalışanları, aktivistler ve gönüllüler ile bir araya geldik. Açılış toplantısı boyunca, verdiğimiz mücadeleyi nasıl daha kapsamlı yürütebileceğimiz, oluşumumuzun kapasitesini nasıl geliştirebileceğimizi, diğer katılımcılar ile tartıştık, bilgi ve deneyim alışverişinde bulunduk.


 

Açılış toplantısının sonunda, partner derneğimiz ALARM ile, özellikle feminist ve ekolojist gruplara yönelik bir iletişim modeli oluşturma yönünde ortaklaştık.

HAKİM’i programa kabul eden Civil Society Exchange ekibine teşekkür ediyoruz. Toplumsal meseleleri dert edinen birçok insanla bir arada olmak bizi motive etti, bize güç verdi.

20 Ara

SÖYLEŞİ: Hayvan Özgürlüğü, Veganizm ve Şiddetsizlik Üzerine Konuştuk

Bu ay, iki ayrı yerde, hayvan özgürlüğü ve veganizm üzerine konuştuk; verdiğimiz mücadeleyi anlattık.

Bilgi Üniversitesi’nde, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Bârika Göncü’nün verdiği “İnsan-Hayvan Etkileşimi” dersindeydik. Derste, hayvan özgürlüğü, veganizm, hayvan hakları için verdiğimiz hukuk mücadelesi, diğer toplumsal hareketler ile kurduğumuz ilişkiler üzerine konuştuk ve raporladığımız, takibini yaptığımız vakalar üzerinden hayvan hakları ihlallerini anlattık. Davet için Bârika Göncü’ye ve bizi dinleyen öğrencilere teşekkür ederiz.

20171211_162820
Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi ve Düşünce Suçu’na Karşı Girişim’in ortaklaşa düzenlediği şiddetsiz eylem atölyelerinin dokuzuncusunda ise Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Özge Özgüner ile “veganlık ve şiddetsizlik” üzerine konuştuk.

25497961_2043922349212685_2218253733106688188_n

Veganlığı hayvan hakları, iktidar, cinsiyet ve tür ayrımcılığı üzerinden ele aldık. 2016 hayvan hakları ihlalleri raporumuzun infografikleri üzerinden hayvan sömürüsü, zulmü ve soykırımının ne denli korkunç boyutlarda gerçekleştiğini aktardık.

25396288_2043922335879353_4993796282103855296_n
Şiddetsiz bir dünya arzulayan, arayan ve kendisi dışındaki hayvanları da önemseyen insanlar ile birlikte olmaktan mutluluk duyduk. Atölyeyi düzenleyen Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi ile Düşünce Suçu’na Karşı Girişim’e ve atölyeye değerli görüşleri ile katkı sunan tüm katılımcılara teşekkürler.

25 Kas

BULUŞMA: Marsilya’daki Festiv’ALARM’daydık!

Fransa’da hayvan özgürlüğü üzerine çalışan ALARM (Association pour la Libération Animale de la Région Marseillaise) Derneği’nin daveti ile, 15-19 Kasım tarihleri arasında Marsilya’da düzenlenen, türcülük karşıtlığı ve hayvan özgürlüğünün tartışıldığı Festiv’ALARM’a katıldık.

24174489_1539026376179014_395818009243362499_n

Hayvan özgürlüğü, türcülük, topyekûn özgürlük, veganizmin konuşulduğu uluslararası Festiv’ALARM buluşmasında, sunumlar, konserler, dayanışma etkinlikleri, sergiler düzenlendi. Bizler de Türkiye’de hayvan hakları ve güncel politik-sosyal durum hakkında bir sunum yaptık; dört gün boyunca farklı ülkelerden buluşmaya katılan aktivistler ile sohbet ettik, deneyim paylaşımında bulunduk.

unnamed-1

24300917_1539027276178924_1549986313976608805_n

Ayrıca, Rusya’da yedi yıldır bekleyen hayvan hakları yasasının acilen gündeme alınması için 7 Kasım’da, Moskova’da parlamento önünde açlık grevine başlayan, kardeş örgütlerimizden olan Альянс Защитников Животных / Alliance For Animals’tan hayvan hakları aktivisti dostlarımıza, Festiv’ALARM’dan bir dayanışma mesajı gönderdik.

24174446_1539045569510428_7949080328642464444_n

Türkiye’de verdiğimiz mücadeleyi önemseyen ve HAKİM’i davet eden ALARM’a, Festiv’ALARM organizasyon ekibine ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz. Dünyanın dört bir yanında hayvanlar için mücadele veren insanlarla bir arada olmak, deneyim paylaşmak bizlere güç verdi, bizleri motive etti.

02 Eki

PANEL: SHD’nin Düzenlediği Hayvan Hakları Paneli’ndeydik

Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun 4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü sebebiyle, 1 Ekim’de Birikimhane’de düzenlediği paneldeydik.

22049951_372057106545438_4434754416640029353_n-768x576

Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’ndan Hakan Nişancı’nın modere ettiği ilk oturumda SHD Genel Başkanı Melda Onur, Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı Av. Hülya Yalçın ve HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner bugüne değin yürütmüş oldukları hak mücadelelerini aktarıp katılımcılarla deneyimlerini paylaştılar.

22196184_372066993211116_5505780721875451475_n-768x576

Koordinatörümüz Burak Özgüner, hayvan refahı ve hayvan özgürlüğü kavramlarına değinerek hayvan özgürlüğü dışındaki tüm teorilerin, hayvanların sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmadığını, aksine sömürüyü meşrulaştırdığını savundu. 2016 yılı hayvan hakları ihlâlleri raporumuza yansıyan vakalardan örnekler vererek yürüttüğümüz hak mücadelesinin yöntemlerinden ve sonuçlarından bahsetti.

22196179_372057089878773_1311567875685464950_n-768x576

SHD Hayvan Hakları Çalışma Grubu’ndan İlknur Yılmaz’ın modere ettiği ikinci oturumda ise çalışma grubu üyelerinden Hilal Nur Şarbak, Yasemin Cingöz ve Sultan Gürbey bir yıl önce başlamış oldukları “Hayvan Hakları Savunuculuğu” yolculuklarında karşılaştıkları deneyimleri, edindikleri izlenimleri ve hazırlamış oldukları hak ihlâlleri roparlarından kesitleri paylaştılar.

Paneli düzenleyen ve bizi davet eden Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’na ve paneli dinleyen, panele katkıda bulunan tüm değerli insanlara teşekkür ederiz.

22 Eyl

YAYIN: “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” Modelini Yayınladık!

Geçen sene, Bilgi Üniversitesi Sosyal Kuluçka Merkezi’nde düzenlediğimiz çalıştay ile başlayan ve pilot uygulamaların, uzun soluklu bir çalışmanın ardından tamamladığımız, aktivist, gönüllü, uzman görüşleri ile şekillenen “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” modelini açık kaynak hâlinde yayınlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Hayvanları ve çocukları önemseyen tüm duyarlı kesim ve aktivistlerin bu modeli uygulayarak, atölye hedefine yaklaşılması için katkıda bulunacağını umuyoruz. “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” modelini yaygınlaştırmamız için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Çocukların, bizim dışımızdaki hayvanların da hissedebilir bireyler olduğu gerçeğinin farkına varmasını sağlamak için çıktığımız bu uzun soluklu yolda bizi yalnız bırakmamanızı rica ediyoruz.

 

19 Eyl

ZİYARET: Hollanda’da Hayvan Hakları Örgütleri ile Görüştük

Lüksemburg’daki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından, yine Sivil Düşün AB Aktivist Destek Programı’nın desteği ile Hollanda’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Partij voor de Dieren (Hayvanlar için Parti, Party for the Animals), Eyes on Animals ve Ongehoord ile görüştük.

Partij voor de Dieren, bu seneki seçimlerde, Hollanda parlamentosundaki sandalye sayısını 2’den 5’e çıkarmayı başarmış bir siyasî parti.  Senatoda gerçekleştirdiğimiz görüşmede, Lahey Senatörü Christine Teunissen ile buluştuk. Parlamentolarımızdaki hayvan haklarına yönelik yaklaşım, hayvanların hukukî statüsü ve mevzuat, hayvanlara karşı işlenen suçların ceza hukuku sistemindeki karşılığı ve Hollanda Parlamentosu’nda nasıl beş sandalye elde ettikleri, parti olmanın avantajları ve dezavantajları üzerine konuştuk.

20170913_123531_resized

İnsan menfaati için yetiştirilerek Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye gönderilen hayvanlar için de çalışmaları bulunan; mezbahalarda, hayvan nakillerinde yaşanan zulüm ve hak ihlallerini raporlayan Eyes on Animals kuruluşu ile Amsterdam’da görüştük. Türkiye’ye dair deneyim paylaşımında bulunduk. 

Görüştüğümüz bir diğer kuruluş ise, Hollanda’da hayvan sömürüsüne ve zulmüne karşı çalışmalar yürüten Ongehoord İnisiyatifi’ydi. Ongehoord’un son projesi, domuz çiftliklerinde belgeledikleri zulmü kamuoyuna tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Epey yaratıcı bir proje ile toplumda farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Ongehoord, Dier in Blik 2.0 adlı projesiyle, et endüstrisi tarafından korkunç eziyet ve katliamlara maruz bırakılan domuzlara yönelik zulmü teşhir ediyor.

Bu çalışma ziyaretlerini gerçekleştirebilmemiz için HAKİM’i destekleyen Sivil Düşün Aktivist Destek Programı’na, deneyimlerini bizimle paylaşan ve Hollanda’da hayvan haklarının gelişmesi için çabalayan Ongehoord, Eyes on Animals ve Partij voor de Dieren’e teşekkür ediyoruz.

16 Eyl

KONFERANS: Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaydık

7-10 Eylül 2017 tarihleri arasında, Lüksemburg’da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na, Sivil Düşün Aktivist Programı’nın desteği ile katıldık. Her sene düzenlenen konferansa iki senedir Türkiye’den katılım sağlanamıyordu. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, konferansta Türkiye’de hayvan hakları ve güncel sosyal-politik durum hakkında bir sunum gerçekleştirdik.

djhrsrqxuaaq02y-610x764

 

Davetimiz üzerine, gazeteci, yazar ve hayvan hakları aktivisti Zülâl Kalkandelen de sunuma dâhil oldu ve sunumda, Türkiye’de veganizm ve hayvan hakları hareketine dair bir konuşma yaptı. Türkiye’deki hayvan hareketinin, kurtulamadığı refahçı (hayvanların köleliğine, sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmayıp bu süreçlerin “insanî” koşullarda işletilmesi gerektiğini savunan teori) çizgiden kaynaklanan tutarsızlığına dikkat çekti.

 

Yaptığımız sunumda, Türkiye’de hayvan haklarının durumu, hayvanların hukukî statüsü, mevzuatın hayvanlara yaklaşımı, farklı konu ve alanlarda hayvanları ilgilendiren ulusal mevzuat, hayvanlar için verdiğimiz mücadele, hayvan hakları mücadelesinde bir yöntem olarak vicdanî ret, darbe girişimi ve devam eden OHAL’in ülkeye, sosyal hareketlere etkisi üzerine konuştuk.

Türkiye’deki savaş ve çatışma ortamı

Savaş ve çatışma koşullarının hüküm sürdüğü bölgelere yaptığımız ziyaretlerde edindiğimiz gözlem ve izlenimleri, dünyanın dört bir tarafından gelen hayvan hakları aktivistleri ile paylaştık; savaşın insanlarla birlikte hayvanlar ve doğayı da katlettiğini bir kez daha dillendirdik.

img_1171ajpg-1506378294_80618

Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, İtalya, Estonya, Polonya, İngiltere, Avustralya, Brezilya, ABD, Belçika, Hollanda, Çekya, Slovenya, Danimarka, Avusturya, İspanya, Norveç, İrlanda, Portekiz’den konuşmacıların olduğu konferansta, hayvan deneylerinden kürke, avcılıktan yumurta endüstrisine. esaret altındaki hayvanlardan balıkçılık endüstrisine, veganlıktan iklim değişikliğine kadar birçok konu üzerine konuşuldu. Farklı ülkelerdeki, hayvan haklarını ilgilendiren gelişmeler hakkında konuşmalar yapıldı. Uluslararası kampanyalar hakkında sunumlar ve hayvan hakları mücadelesinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için atölyeler gerçekleştirildi, film gösterimleri ve konserler düzenlendi.

qeedgrto

Bizler de “Genç İnsanlara Ulaşmak” konulu açık tartışmada, bir yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığımız “Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” çalışmamız kapsamında açık kaynak hâline getirdiğimiz atölye modelini ve atölye modelinin oluşturulması sürecindeki gözlem ve izlenimlerimizi katılımcılarla paylaştık.

Nonhuman Rights Project

Konferanstaki birçok konuşma ve sunum arasında, Nonhuman Rights Project’in kurucusu Steven Wise’ın konuşması gerçekten umut ve ilham vericiydi. Wise, evrensel hukuk ilkelerini ve hukuku bir araç olarak kullanarak, Brezilya’daki Mendoza Hayvanat Bahçesi’nde bir kafesin içinde tek başına esaret altında tutulan ve Cecilia adı verilen şempanzeyi  Great Ape Project Brazil (GAP) ile nasıl kurtardıklarını, bizim dışımızdaki hayvanların bireylik hakkının kazanılması için nasıl bir mücadele yürüttüklerinden bahsetti. Türkiye’de birlikte çalıştığımız avukat dostlarımızın ve hak mücadelesi veren tüm avukatların, bu konuşmayı dinlemesini ve Nonhuman Rights Project’ten ilham almalarını diliyoruz. Steven Wise’ın konuşmasının video kaydı bu linkten izlenebilir. Ayrıca, dünyada bir ilk olarak, tutsak şempanze Cecilia’nın, nasıl “insan olmayan birey” ilân edildiği ile ilgili olarak, Yunuslara Özgürlük Platformu’nun çevirdiği röportaj bu linkten okunabilir.

Eğitimde vicdanî ret hakkı

Başka bir kampanya tartışması da hayvan deneyleri konusunda oldu. “Anti-vivisection” başlıklı kampanya tartışmasında, Brezilyalı aktivistler, ülkelerinde eğitimde vicdanî ret hakkının nasıl kazanıldığına ilişkin önemli deneyimler aktardılar. Bizler de Türkiye’de eğitimde vicdanî ret hakkının tanınması için bir kampanyaya başlamıştık ancak bu kampanya, belli bir süre içerisinde sönümlenmişti. Etkinlikte konuşan Profesör Paula Brügger, akademisyenlerin bağnazlığı ve otoriterliğinden, akademik kariyer uğruna katledilen binlerce hayvandan ve hayvan deneylerinin gereksizliğinden bahsetti. Türkiye’de de üniversitelerindeki eğitimleri sırasında, hayvan katletmeyi ya da kullanmayı reddeden çoğu öğrencinin yoğun baskı gördüğünü biliyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, eğitimde vicdanî ret hakkı Brezilya’da anayasal bir hak olarak kabul edilmiş durumda.

* Bu yılki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaki konuşmaların video kayıtlarına, konferansın Youtube kanalından ve konferans programına ve konuşmacılara buradan erişilebilir.