15 Mar

Suça azmettiren provokasyonlar hakkında açıklama

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, kasım ayından beri içinde bulunduğumuz süreç ve sokakta yaşayan hayvanlara yönelik süren nefret söylemleri ile provoke edici paylaşımların tekrar gözle görülür biçimde arttığı son birkaç güne ilişkin bir açıklama yapma gereği duyuyoruz.

Birçok farklı belediye tarafından Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. maddesine aykırı bir şekilde toplama yapıldığı, toplanan hayvanların gönüllüler tarafından girişimlerde bulunulmasına karşılık yaşadığı yerlere geri bırakılmadığı yönünde gördüğümüz haberler ve ihbarlar devam ediyor. 

Bunun yanında, sosyal medyada ve “habercilik” kisvesi altına sığınarak aslında gazetecilik değil hayvan düşmanlığı yaparak insanları provoke eden bazı medya organlarının hayvanları hedef alan söylemlerini görüyoruz. Geçtiğimiz hafta Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde kampüsteki hayvanların rahatsızlık verdiği yönünde cevap alınabilmek için ustaca hazırlanmış bir anketin öğrencilere sunulduğuna, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un basın açıklamaları düzenleyerek ve açıkça kanuna muhalefet ederek hayvanların toplanması yönünde çağrıda bulunduğuna, #Katil5199 hashtag’i altında birçok bot hesabın nefret söylemini körükleyen paylaşım yaptığına, bugün ise sanatçı Yıldız Tilbe’nin hayvanların zehirlenmesini öğütleyen paylaşımlarda bulunduğuna şahit olduk. Tüm bunlar olurken ülkenin dört bir yanından her gün olduğu gibi silahla vurulan, öldürülüp ağaca asılan, araç arkasına bağlanıp sürüklenen, zehirlenerek öldürülen sayısız sokakta yaşayan hayvanın görüntüleri ve haberleri de gelmeye devam etti. 

Öncelikle özellikle Twitter’da organize bir şekilde çalışan ve “başıboş köpek sorunu” kalıbını kullanan bot hesapların yaptığı paylaşımların doğrudan hayvanları koruyan gönüllüleri hedef alan ifadeler de içerdiğini, hak savunucularını provoke etme yönünde hazırlanmış suçlayıcı ifadeleri ısrarla kullandığını fark etmekteyiz. Hak savunucularının bu kışkırtıcı yorumlara karşılık sinirle verdikleri cevapların arasından özenle seçilenlerin bazı medya organları tarafından haberleştirildiğine de şahit oluyoruz.

Buradan hayvanlara yönelik bu nefret söylemlerine kayıtsız kalamayan herkesi soğukkanlı olmaya çağırıyoruz. Lütfen bu hesaplara cevap verirken insanlar ve hayvanlar arasında bir değer hiyerarşisi kurmayın, hayvanların hayatı insanlardan daha değerli algısı yaratabilecek, yanlış anlaşılabilecek ifadelerden kaçının. İçinde bulunduğumuz ve nefret söylemlerinin hakim olduğu bu ortamda sakin kalmanın zor olduğunu biliyoruz ancak  zor olsa da hayvanlar için dikkatli olunmasını rica ediyoruz. 

Biz, hissedebilir bireyler olan hayvanların yaşam hakkını savunan insanlar olarak herhangi bir insanın veya çocuğun yaşam hakkının değersiz olduğunu asla düşünemeyiz ve böyle bir iddiada bulunmaya da  hakkımız yok. Tam aksine, hayvanlara yönelik nefret söylemini yayan ve hayvanları savunanları provoke etmeye çalışan kişiler insan hayvan çatışmasını artıracak  söylemlerde bulunulması ve bu söylemlerin yandaş medya tarafından haber yapılması için fırsat kolluyor. Bu fırsatı vererek şiddet diline ortak olmak ise, yine en çok hayvanlara zarar verecektir. Bu yüzden herkesi soğukkanlı olmaya, kendini de hayvanları da korumak için en doğru konumu almaya çalışmaya davet ediyoruz. 

Esas hatırlatmamızı ise hayvanlara yönelik bu nefret söylemini körükleyen herkese yapmak istiyoruz. Belediyelere Hayvanları Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu ile bağlı olduklarını, suç işleyen belediyelerin cezalandırılmaları için her yolu deneyeceğimizi, ümitsizliğe kapılarak hiçbir gerçek veya tüzel kişinin talimatıyla hayvanların yaşam hakkının ellerinden alınmasına izin vermeyeceğimizi hatırlatıyoruz. 

MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’a mecliste bu ülkenin vatandaşları olan insanları temsilen orada bulunduğunu ve TBMM’nin suç işlemeye yönlendirecek, kanunları yok sayan açıklamalar yapılacak bir yer olmadığını hatırlatıyoruz. Kendisi bir milletvekili olarak bulunduğu yeri ve neden orada bulunduğunu hatırlamalı, provoke edici açıklamalarına derhal son vermelidir.

Sosyal medyada şiddeti körükleyen ve propaganda yapan herkese, yaptıklarının suç olduğunu ve önümüzdeki günlerde görmemiz muhtemel her bir hayvan ölümü veya işkence haberinden halkı galeyana getirdikleri için sorumlu olacaklarını, suçu azmettirmenin de suç olduğunu hatırlatıyoruz. 

Belediyelerin ve devletin sorumluluğundan kaçmak için hayvan katlinin çözüm olarak görmesi ne iddia edilenin aksine halkın vicdanına uygundur, ne de hayvan popülasyonuna çözüm olarak görülemez. Bu konudaki söylemlerin arttığı ilk dönemden beri çözümün bu olduğu defalarca tekrarlansa da halen belediyeler kısırlaştırma yapmak yerine hayvanları toplayarak yerine bırakmamak, dağ başlarına atmak, zehirlemek, suç işlemek ve kanunu yok saymak konusunda ısrarcı davranmaktadır. Esas fail üretimi yasaklamayan ve denetlemeyen devlet, kısırlaştırma yapmayan belediyelerdir ve sorumluluğun yerine getirilmemesinin vebalini hayvanların üzerine yıkmanıza izin vermiyoruz. 

Her ne kadar ümidimizi kesme noktasına gelsek de, tüm siyasi partileri, TBMM’ye kadar taşınmış bu katliam çağrılarına karşı gereken cevabı vermek için açıklama yapmaya çağırıyoruz. 

Herkesi insanların, hayvanların yaşam hakkına saygılı, sağduyulu davranmaya ve katli kutsayan, halkı galeyana getiren, suça azmettiren provokasyonlara son vermeye davet ediyoruz. 


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219