20 Ağu

Hayvana zulüm ve diğer suçlar arasındaki bağlantı

Hayvana zulüm uzun zamandır diğer antisosyal davranış formları ve şiddet suçları ile ilişkilendiriliyor. Hayvan istismarcılarının diğer kişilere oranla, başkaları üzerinde şiddet suçu işlemeye 5 kat, mülkiyet suçu işlemeye 4 kat, uyuşturucu kullanımı ve yasadışı davranış sicili bulunmaya ise 3 kat daha fazla meyilli olduğu tahmin ediliyor.

Animal Legal Defense Fund yasama işleri direktörü Stephan Otto’ya göre, “Olay hayvan istismarının yaygınlaşması değil. Son birkaç yılda değişen şey, hayvan istismarının diğer şiddet türleri için genellikle bir uyarı işareti olduğunun anlaşılmasıdır.” (*)  

Aşağıdaki bölümde hayvan istismarı ve diğer suç türleri arasındaki somut bağlantılar sunulacaktır. Hayvan istismarı kendini ev içi şiddet, çocuk istismarı ve yaşlı istismarı gibi diğer suçlarla ilişkili bir suç olarak gösterebilir. Hayvana zulüm aynı zamanda genellikle çok sayıda riskli davranış ve zorbalık ile birlikte görülen bir suçtur. Son olarak, bir sonraki bölümde belirtildiği gibi hayvana zulüm, ileri yıllarda gerçekleştirilebilecek şiddet suçlarının bir göstergesi olabilir -cinsel saldırılar, silahlı okul saldırıları ve seri katillik gibi… 

Hayvan istismarı ya da hayvana zulüm neden ciddiye alınmalı? 

Hayvan istismarı diğer suç eylemlerinde bulunan bireyleri tanımlayabilir. Hayvana zulüm eylemleri insana şiddet suçları, mülkiyet suçları, uyuşturucu kullanımı ve yasadışı davranış suçları gibi diğer suç türleri ile bağlantılıdır. Özellikle hayvan dövüştürme; çete, silahlar, insan kaçakçılığı ve narkotik suçlarla bağlantılı olarak değerlendirilir.

Bu nedenle hayvana zulmü raporlamak, soruşturmak ve dava etmek, tehlikeli suçluları sokaklardan uzak tutmaya yardımcı olabilir.

Kriminoloji uzmanları, psikiyatristler ve diğer araştırmacılar 1960’lardan beri hayvana zulme, bireylerin ileride genel olarak şiddete ve özellikle aşırı şiddete meylinin bir semptomu olarak odaklandılar. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve diğer yasa uygulayıcı makamlar seri katiller, seri tecavüzcüler ve cinsel cinayet faillerininin büyüme çağlarında yaygın olarak tekrarlayan hayvan istismarı eylemlerinde bulunduklarının farkına vardılar.

Gelecekte işlenebilecek şiddet suçlarının göstergesi

FBI bilinen katillerin hayatına dair yaptığı incelemelerde, katillerin çoğunun çocukken hayvanlara işkence ettiğini veya hayvanları öldürdüğünü ortaya koyuyor. Örneklerin bazıları şunlar: 

Seri katil Edmund Kemper
  1. “Seri katil Henry Lee Lucas 1960 ve 1983 yılları arasında en az 11 kişiyi öldürdü. Lucas, bir ergen iken öncesinde [üvey erkek kardeşiyle birlikte] hayvanları işkenceye ve cinsel şiddete maruz bıraktığını belirtti.”
  2. “1962 ve 1964 yılları arasında 13 kadını öldüren ‘Boston Canavarı’ Albert DeSalvo, köpek ve kedilere işkence yaptığı biliniyor.
  3. “1964 ve 1973 yılları arasında seri katil Edmund Kemper en az 8 cinayet gerçekleştirdi. Ergenliğinde büyükbaba ve büyükannesini öldürdü, annesinin başını kesti. Parçalanmış bir evde büyüyen Kemper, gelecek olan şiddetin erken uyarı işaretlerinin hepsini gösterdi; kız kardeşiyle ölüm oyunları oynuyor, onun oyuncak bebeklerinin kafalarını koparıyordu. Sonrasında ise ailenin kedisini öldürdü.”
  4. “1970’lerin ortasında New York şehrinde altı kişiyi öldüren ve birkaç kişiyi yaralayan “Sam’in Oğlu” David Berkowitz, annesinin muhabbet kuşunu öldürdü”
  5. Dennis Rader, BTK katili (“Bind, Torture, Kill” yetkililere yönelik mektuplarındaki imzasıydı), 1974 ve 1991 yılları arasında 10 kişiyi öldürdü. Çocukluğunda “sahipsiz” hayvanları öldürdüğü bildiriliyor.“
  6. “1978 ve 1991 yılları arasında 17 erkeğe ve erkek çocuğuna tecavüz eden, onları öldüren ve organlarını ayıran Jeffrey Dahmer, Jeffrey Dahmer, söylendiğine göre hayvanları işkenceyle öldürürdü.””
  7. “1986 yılında Oklahoma’da bir postanede 14 iş arkadaşını öldüren ve sonrasında kendini vuran Patrick Sherill, geçmişte yaşadığı bölgedeki evcil hayvanları kaçırır ve hayvanlara eziyet ederdi”
  8. “Jackson, Mississippi dışındaki Pearl Lisesi’nin öğrencisi Luke Woodham 1997 yılında annesini bıçaklayarak öldürdü ve sonrasında sınıf arkadaşları üzerine tüfekle ateş açarak iki kişinin ölümüne ve yedi kişinin yaralanmasına sebep oldu. Woodham kendi köpeğine işkence edişini ve öldürüşünü ‘ilk kıyımım’ olarak yazmıştı.”
  9. “Mayıs 1998’de 15 yaşındaki Kip Kinkel önce ebeveynlerini vurarak öldürdü ve sonra Oregon Thurston Lisesi’ndeki sınıf arkadaşları üzerinde üç silah boşaltarak geride bir ölü ve 26 yaralı bıraktı. Kip genellikle okuldakilere, hayvanlara yaptığı işkenceler ile övünürdü.”
17 erkeğe ve erkek çocuğuna tecavüz eden, öldüren ve organlarını ayıran seri katil Jeffrey Dahmer’ın geçmişinde hayvanlara şiddet ve işkence olduğu belirtiliyor.
  • 1990’larda ölümcül silahlı okul saldırıları gerçekleştiren 9 genç adama dair bir analiz, bu kişilerin 6’sının hayvanları istismar ettiğinin bilindiğini ortaya koyuyor.
  • 2002 yılında Washington D.C. bölgesinde 10 kişiyi öldüren ve 3 kişiyi yaralayan keskin nişancılardan biri olan Lee Boyd Malvo’nun çocukluğuna dair “dikkat çekici biçimde uysal bir çocuktu” betimlemesi yapılıyor: “Çocukken kedileri öldürüdü. “Sahipsiz” bir kedi gördüğünde sinirlenir ve hayvana şiddet uygulardı”

Hayvan istismarı ve şiddetli davranışlar arasındaki bağlantı, ulusal manşetlere çıkan kötü şöhretli şiddet suçlarının ötesine de gidiyor.

Massachusetts Hayvanlara Zulmü Önleme Derneği (Massachusetts Society for the Prevention of Cruelty to Animals – MSPCA) ve Northeastern Üniversitesi tarafından üç yıl boyunca ve üç bölümde yürütülen bir araştırma, hayvan istismarcılarının (hayvanlara kasıtlı olarak fiziksel zarar veren bireyler) kimliklerini saptadı ve bu kişilerin diğer suç faaliyetlerini takip etti.

1975 ve 1986 yılları arasında MSPCA tarafından hayvanlara kasıtlı fiziksel zulümden sabıka kayıtları işlenmiş 153 kişi, istismardan 10 yıl önce ve 10 yıl sonra olmak üzere 20 yıllık süreci kapsayan bir incelemeye alındı. Hayvanlara yönelik şiddet suçları işlemiş kişilerin %70’inin sabıka kaydı bulunuyordu.

Faillerle aynı yaş, cinsiyet ve ikamete sahip kontrol grubu bireyleriyle karşılaştırıldığında hayvan istismarcılarının insanlara yönelik şiddet suçları işleme olasılığı 5 kat yüksek, mülkiyet suçları işleme olasılığı 4 kat daha yüksek, uyuşturucu ya da yasaya aykırı davranış suçlarından sabıka kaydına sahip olma olasılığı ise 3 kat yüksek çıktı. 

Sapanca’da ormanlık alanda dört ayağı kesilmiş halde bulunan yavru köpek hızla ameliyata alındı ama kurtarılamadı. Katili veya katilleri bilinmiyor; şu an aramızdalar. Bilinseydi de cüzi bir para cezası dışında herhangi bir hapis cezası almayacaklardı.

Peki (bazı) çocuklar neden hayvanları istismar ediyor? 

Hayvanları istismar eden çocuklar evde öğrendikleri bir dersi tekrarlıyor olabilirler. Ebeveynlerinden, öfke veya hüsrana şiddetle tepki vermeyi öğreniyorlar, ki bu çoğu zaman ailenin kendilerinden daha savunmasız olan tek bireylerine yöneliyor: hayvan dostlarına.

Bir uzman şöyle diyor: “Şiddet olan evlerde büyüyen çocuklar, hayvanları yaralayabilecekleri veya öldürebilecekleri bir alt-üst hiyerarşisine tabi olmaları ile karakterize edilirler.”

Araştırmacılar ayrıca çocukların hayvan istismarı davranışlarını zorbalık, işkence, silahlı okul saldırıları, cinsel istismar ve gelişimsel psikopatik rahatsızlıklar (çocukların güçsüz hissettiği ve kontrol uygulayıp bir güç hissi kazanmak için kendi kurbanlarını aradıkları durumlar) ile bağlantılandırıyorlar. 

Figür 2, hayvana zulüm ile eşzamanlı meydana gelen diğer davranışları gösteriyor.

Ailede çocuklara kötü muamele ve ev içi şiddet olduğunda, çocukların hayvan istismarının etkisinde kalma ihtimalleri artar. Ailedeki yetişkinler hayvanları istismar etmese bile çocuklar bazen kendi mağduriyetlerinin ve streslerinin acısını hayvanları istismar ederek gösterirler.

Utah State University psikoloji profesörü Frank. R. Ascione ve çalışma arkadaşlarının 1997 yılında gençlerle gerçekleştirdikleri görüşmeler, çocukların ve ergenlerin hayvanları istismar edişine dair bazı gelişimsel motivasyonlar ortaya koydu:

  • Merak veya keşif (genellikle küçük ya da gelişimsel gecikmeli bir çocuk tarafından incelenirken hayvanın yaralanması ya da ölmesi)
  • Akran baskısı (örneğin akranların hayvan istismarını bir gruba kabul töreni için teşvik etmesi)
  • Duygudurum iyileştirme (örneğin hayvan istismarının can sıkıntısı ya da depresyona bir çare olarak kullanılması)
  • Bestiyalite*
  • Zoraki istismar (örneğin çocuğun daha güçlü bir kişi tarafından hayvan istismarına zorlanması)
  • Hayvana bağlılık (örneğin hayvana başka biri tarafından işkence edilmesini engellemek için çocuğun hayvanı öldürmesi)
  • Hayvan fobileri (korkulan hayvana engelleyici bir ön saldırı yapılmasına neden olur)
  • Çocuğun istismarcısı ile özdeşleşmesi (örneğin mağdur edilen çocuk, daha savunmasız bir canlıyı kurbanlaştırarak tekrar güç hissi kazanmaya çalışabilir)
  • Post-travmatik oyun (bir hayvan kurban ile şiddetli olayların yeniden canlandırılması)
  • Taklit (bir ebeveyn veya başka bir yetişkinin istismarcı hayvan ‘disiplininin’ kopyalanması)
  • Kendi kendini yaralama (çocuğun kendi vücudu üzerinde yaralar oluşturmak için bir hayvanı kullanması)
  • Kişiler arası şiddet provası (diğer kişiler üzerinde şiddetli eylemler gerçekleştirmeden önce sahipsiz veya evcil hayvanlar üzerinde şiddet ‘pratiği’ yapılması)
  • Duygusal istismar aracı (örneğin bir kardeşi ürkütmek için onun evcil hayvanını yaralamak)

Çocukların hayvanları istismar edişinin uzun vadeli etkileri olabilir. 10 yıllık süreçte yürütülen bir araştırma, 6 ve 12 yaşları arasındaki çocuklardan hayvanlara zulmettikleri betimlenenlerin, bir şiddet suçundan dolayı çocuk otoritelerine bildirilme oranlarının, araştırmadaki diğer çocuklara oranla iki kattan fazla olduğunu saptadı.

Uzun vadeli etkilere yönelik ek kanıtlar: 

  1. Üniversite ikinci sınıf öğrencileriyle yapılan bir ankette belirtiliyor. Anket çocuklukta hayvanlara zalimlik yapılması ile yetişkinlikte kişiler arası şiddete müsamaha gösterilmesi arasında bir bağ olduğunu ortaya çıkarıyor. Küçüklüklerinde hayvanlara zulüm ettiklerini itiraf eden öğrencilerin, kadın eşe tokat atılmasına müsaade edilmesiyle ilgili bir soruya ‘evet’ cevabını verme ihtimali, diğer katılımcılardan daha yüksek çıktı. 
  2. Buna ek olarak, 1985 yılından bir rapor saldırgan suçluların çocukluklarında, saldırgan olmayan suçluların ya da suçlu olmayan kişilerin çocukluklarına kıyasla kayda değer oranda daha fazla hayvana zulüm tespit etti.

Chicago Polis Departmanı tarafından yapılan dört yıllık bir araştırma, “hayvana yönelik suçlar nedeniyle yakalanan suçluların, insan kurbanlarına yönelik başka şiddet suçları işlemeye ürkütücü bir yatkınlıkları olduğunu ortaya koydu”. 

  • Hayvana zulüm nedeniyle tutuklanan kişilerin %65’i aynı zamanda bir insana karşı da müessir fiil siciline sahipti. 
  • Çeşitli federal hapishanelerdeki rehberler mahkumların saldırganlık seviyelerini değerlendirdiklerinde, en saldırgan mahkumların %70’inin çocukluklarında ciddi ve tekrarlı hayvan istismarı olduğunu ve saldırgan olmayan mahkumlarda bu oranın%6 olduğunu gördüler. 
  • 1997 yılında Miller ve Knutson ağır suçlar nedeniyle hapsedilmiş 299 mahkum ile 308 psikolojiye giriş dersi üniversite öğrencisinin hayvan istismarına dair öz raporlarını incelediler. Hayvan istismarı rapor edenlerin yüzdeleri Tablo 1’deki gibidir.

Birkaç seri katil üzerinde yapılan bir araştırma, “Seri katilin sonrasında gelecekteki kurbanlarına vereceği yaraların çoğunu kendi çocukluğunda aldığını, bu çocuğun aynı zamanda çocuk adli sistemiyle yüzleşme riskinin yüksek olduğunu, hayvanlara aşırı derecede zulmedeceğini, daha küçük çocuklara ve küçük kardeşlerine ölçüsüz şiddet göstereceğini” saptadı.

Suçlu kişilik profil analizinde bir uzman kabul edilen ve modern ceza soruşturması analizinin öncüsü eski FBI ajanı John Douglas, kitabı The Anatomy of Motive’de şiddetli suçlulara yönelik olarak şöyle yazıyor: “Daha uyumlu erkeklerden farklı olarak, ileride şiddetli ve yırtıcı [avcı] bir kişi olarak büyüyecek olan erkek, akranlarına karşı saldırganlaşır. Ebeveynlerine ve diğer aile bireylerine karşı hırsızlık, kundakçılık, arakçılık gibi antisosyal eylemlerde bulunur; hayvanlara kötü muamele eder…”

Araştırmacılar fiziksel şiddet gibi ev / evlilik içi saldırganlığın diğer türlerinin, çocukluktaki davranış sorunlarıyla bağlantılı olduğunu ve hayvanlara zulmün çoğunlukla bu sorunların bir parçası olduğunu buldular.

Bir araştırma çocukların hayvanları istismar etmesinin insanlara karşı saldırganlığı öngörebileceği teorisini inceledi. 12 ve 16 yaşları arasındaki 241 ergende hayvan istismarı ve zorbalık davranışının kesişen birlikteliği değerlendirilirken, ergenlerin %20’den fazlası en azından “bazen” hayvan istismarında bulunduğunu ve yaklaşık %18’i geçen yıl en az bir olayda başkalarına zorbalık yaptığını bildirdi. Birçok analiz hayvan istismarına tanık olmanın hem hayvan istismarını hem de zorbalığı öngörmekte ortak bir faktör olduğunu ortaya çıkardı.

Murat Özdemir’in işkence ettiği Bahtiyar isimli papağan dizinde çıkık, başında doku zedelenmesiyle kurtarıldı. Ancak yaşadığı fiziksel ve psikolojik travma nedeniyle hayata tutunamadı ve Kasım 2018’de hayatını kaybetti. Murat Özdemir ise yalnızca 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında idari yaptırım kararı aldı ve 5 bin 254 TL para cezasına çarptırıldı. Bir hayvana işkence ederek öldürmek Türkiye’de “kabahat” olduğundan, yargılanmadı, hapis cezası almadı.

(*) Ne yazık ki Türkiye’de halen anlaşılamadı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe girdiğinde hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmaları ve mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlandı. Ancak kanun uygulanmadığı gibi hayvanları korumaktan da oldukça uzak. Eğer şiddete ve/veya cinsel istimara maruz bırakılan hayvan sahipsiz ise faile yalnızca idari para cezası kesiliyor. Çünkü mevcut yasaya göre bu fiil “kabahat” olarak görülüyor; suç olarak değil. İdari para cezaları sicile işlenmediğinden, hayvanlara işkence eden kişiler akrabamız veya çocuğunuzu güvenerek bıraktığımız komşumuz da olabiliyor. Sahipli hayvanlarda ise hayvana şiddet uygulayan kişilere, hayvana yapılan zulümden değil, ancak TCK’da yer alan “Mala Zarar Verme” maddesinden dava açılabiliyor.

(**) Bestiyalite sözcüğü hayvanlarla cinsel ilişki olarak çevirebilir. Ancak cinsel ilişki iki tarafın rızası ile gerçekleşebilen bir eylemdir. Hayvanlardan rıza alamayacağımız için bu eyleme sadece cinsel şiddet, cinsel istismar ve tecavüz diyebiliriz.


Çeviri: Ozan Kara, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)

Kaynak: Animal Cruelty as a Gateway Crime (Bir Geçiş Suçu Olarak Hayvana Zulüm), COPS