26 Ara

Barınak Gerçekleri!

Geçici bakımevleri aşılama, kısırlaştırma, tedavi iddiası ile sokaklardan toplatılan hayvanların en temel yaşamsal ihtiyaçlarının dahi karşılanmayarak, tamamen keyfi ve mevzuata aykırı bir şekilde tecrit edildikleri belediye tesisleridir. Bu tesislerin isimleri geçici hayvan bakımevi, rehabilitasyon merkezi olsa da bu yerler hayvanların toplumdan tecrit edildikleri toplama kamplarıdır. Mevzuata göre bu tesislerde tedavisi biten hayvanlar alındıkları yere bırakılmalıdır. Ancak yıllardır belediyeler hayvanları dağ başlarına, bilinmeze göndermekte ya da bu tesislerde ölüme terk etmektedir.

Barınaklar ise yerel yönetimler ve özel ya da tüzel kişiler tarafından işletilen engelli, yaşlı, sokakta yaşayamayacak hayvanların barındığı tesislerdir. Belediyeler kanuna aykırı olmasına rağmen küpeli hayvanları gerekçesiz şikayetler üzerine toplar ve barınaklar gibi sağlıklı hayvanları uzun süre tutarlar. 

Belediyeler hiçbir cerrahi prensibe uymadan, hijyen koşullarını hiçe sayarak kısılaştırma yapmaktadır. Tedavi sonrası hayvanları tutabilecek alanlara sahip olmayan belediyeler iyileşmeyen hayvanları dağ başlarına, sokaklara atmakta ya da barınakta beton zemin üzerinde, kendi pislikleri içinde ölmelerine izin vermektedir. Mevzuata göre hayvan koruma gönüllüleri ile birlikte çalışması gereken belediyeler gönüllüleri bakımevlerine sokmayarak ve gönüllüleri yok sayarak işledikleri suçları örtmeye çalışmaktadır.

Hasta hayvan ile sağlıklı hayvanın aynı yere konulduğu, yavru hayvanlar ile yetişkin hayvanların aynı kafeste durduğu bu yerlere sağlıklı giren hayvan da hasta çıkmaktadır çünkü içerisi viral hastalık doludur. Yavru hayvanların çoğu bakımevine geldikten bir hafta ila on gün içinde ölürler. Viral hastalıkların bulaşma riskini ortadan kaldırmak için gerekli önlemler alınmamaktadır. Bakımevleri kalabalıktır. Bu kalabalıklar, güçlü olan hayvanın zayıf olanı ezmesine, yemek ya da kızgınlık kavgası sırasında hayvanların birbirine zarar vermesine neden olur. 

Bakımevleri kamu çalışanları için bir nevi sürgün yeridir. Bakımevi çalışanlarının çoğu bu yerlere sürülmüştür ve işini severek ve isteyerek yapmamaktadır. Tabii ki bu durum en çok hayvanları etkilemektedir. Eğer bir bakımevi çalışanı bir hayvana şiddet uygularsa ceza bu kişiye değil belediyeye kesilmekte yani ceza bedeli bizlerin vergilerinden ödenmektedir. Zaten kamu çalışanlarının ceza alması çok zordur. Çünkü daha soruşturma başlamadan ilgili makamların çalışanların soruşturulmasına izin vermemesi sebebiyle ortaya çıkan “soruşturma engeli” ile uğraşmak zorundayız.

Biliyor musunuz, bakımevleri ile ilgili fotoğraflarda ya da direkt ziyaretlerimizde eğer etrafta dışkı görüyorsak bu bizi sevindirir çünkü bu hayvanlara yemek verildiği anlamına gelir. Pek çok bakımevi dışkı temizlememek için hayvanlara yemek, idrar temizlememek için hayvanlara su vermez.. Bu yerler veteriner izinde diye ayağı kırık, kaza geçirmiş bir hayvana günlerce müdahale etmeyebilir, veteriner varken bile tedaviye almayabilir. Çoğu bakımevinde veteriner cerrahi uzmanı olmadığı için zaten uygun tedavinin uygulanması da mümkün değildir. 

İŞTE HAYVANLARI TOPLAYIP KOYUN DEDİĞİNİZ YERLER BURALAR. HİÇBİR HAYVAN BUNU HAK ETMEZ VE BİRAZ ADALETLİ OLAN BİRİ HAYVANLARA BUNU REVA GÖRMEZ.


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219