09 Ara

Yönetmelik Değişikliği ile Avcılık Kapsamının Genişletilmesine İlişkin Açıklamamız.

7 Aralık’ta Resmi Gazete’de yapılan değişiklik ile “insanların yaralanmasına veya ölümüne neden olan” ve “insan canına veya mala zarar veren” yabanda yaşayan hayvanların “zararlı” sayılabileceği ve avlanabilecekleri yönünde düzenleme getirildi. Ayrıca “insan yaralanması ve ölüm olaylarına sebep olan zararlı ayı ve kurt gibi yaban hayvanlarının her türlü ateşli silah ve ihtiyaç duyulması halinde men edilen avlanma yöntemleri de kullanılarak alandan çıkartılabileceği” söyleniyor. Bu değişiklik hem Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Doğal Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi’ne hem de Kara Avcılığı Kanunu’na aykırı. Avcılığın hem hayvanların karşı karşıya olduğu yeni tehlikeler hem de değişen algı ve kamuoyu baskısı sebebiyle tamamen yasaklanması gerekirken, tam aksine hayvanların lehine olan mevzuatın da yok sayıldığını görüyoruz. Tarım Orman Bakanlığı’nın düzenlediği av ihalelerine karşı açtığımız davalarda defalarca tekrar etmek durumunda kaldığımız üzere hayvanların afaki bir şekilde zararlı olarak nitelendirilmesi ve zararlı olduklarına dair veri varsa bile veteriner hekimlik uygulamalarının tamamı tüketilmeden avlanması mümkün değil. Bakanlık her seferinde öncelikle uluslararası sözleşmeye koyduğu çekinceye, sonrasında ise gerçekleştirdiğini iddia ettiği denetimlere dayanarak “avlanması gerekmeyen hiçbir hayvanın avlanmadığı” “bu hayvanların zararlı olduğu” “yönünde açıklamalarda bulunmaya çalışıyor. Ancak Bakanlık’ın 2021’de açtığı av ihalelerinde belirlediği katliam kotalarını 2019’dan kalma ve bölgedeki avcılarla birlikte hayvanların bıraktığı izlere bakılarak yaklaşık olarak belirlendiğini bizzat ikrar ettiği resmi Arazi İnceleme Raporları’ndan biliyoruz. Her gün karşımıza koruma statüsü olsun olmasın, kaçak avcılık neticesinde öldürülen hayvanlara ilişkin para cezası kesildiğine dair haberler, hayvanların cesetleriyle avcıların birlikte çekilmiş fotoğraflarını içeren, kendi resmi hesaplarından yaptıkları paylaşımlar çıkıyor. Hayvanları Koruma Kanunu uyarınca nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanı öldürmek yatarı olan birkaç suçtan biri iken avcıların yalnızca adli para cezası alarak haklarında soruşturma açılmadan cezasız kaldıklarını görüyoruz. Hayvan Hakları İzleme Komitesi olarak bu eylül ayında yine Bakanlık’a yaptığımız ve yazın gerçekleşen yangın bölgelerinin tamamında kaç yabanda yaşayan hayvanın öldüğüne dair sorumuza “tespit edilebilen hayvan sayısı 75”tir gibi trajikomik bir cevap verildi. Bunların hepsi bize gösteriyor ki Tarım Orman Bakanlığı’nın yabanda yaşayan hayvanlara dair elinde ne veri var, ne denetim gerçekleştiriyor, ne de kaçak avcılığın önüne geçebiliyor. Üstelik devamlı olarak açıkça hukuka aykırı ihaleler veya bunun gibi yönetmeliklerle avın kapsamı genişletilmeye çalışılıyor. 

Çizim: Aslı Alpar

Bu değişiklik hayvanlara düşman olan bir bakış açısının sonucu. Biz bu duruma geçtiğimiz yıl Kara Avcılı Kanunu’nun 9. maddesinde yapılmak istenen değişiklik ile de şahit olduk. Yapılmak istenen değişiklik  “tabiata ve türlerine zararlı” olduğu düşünülen hayvanların diplomatik pasaport taşıyanlar, devlet misafirleri, zenginler yani nüfuz sahibi kişiler tarafından ücretsiz olarak avlanması amacını taşıyordu. Bugün geldiğimiz noktada iktidarın yıllardır topluma pompaladığı öç alma kültürünü bu değişiklik ile pekiştirdiğini görüyoruz. Hayvanların yaşam alanlarına giren kişiler kendilerini, yavrularını ve yaşam alanlarını korumaya çalışan hayvanlar ile yaşam alanları insanlar tarafından talan edildiği için yerleşim alanlarına yaklaşıp yemek bulmaya çalışan hayvanları acımasızca öldürebilecek. 

Bu sene yangınlar ile yok olan ormanlar yüzünden yaşam alanları daha fazla daralan yabanda yaşayan hayvanların yaşam haklarının ısrarla yok sayıldığını görüyoruz. Yasa koyucuları hayvanlardan, doğadan ve yaşamdan yana olmaya çağırıyoruz. Zararlı olarak gördükleri hayvanların doğuştan gelen haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini söylerken tekrar zararlı olanların hayvanlar değil, insanlar ve avcılar olduğunu hatırlatıyoruz.Bizler umudumuzu yitirmeden mücadele etmeye devam edeceğiz. Bilimsellikten, adaletten ve eşitlikten uzak bu yönetmeliğin iptali için en kısa sürede dava açacağız, nihai amacımız da her zaman olduğu gibi avcılığın tamamen yasaklanması olacak. 

Yazan: Av. Hacer Gizem Karataş ve Fatma Biltekin


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/u7878120/hayvanhaklariizleme.org/wp-includes/functions.php on line 5219